AORT KAPAK DARLIĞI

Yetişkinlerde aort darlığının (AD) en sık rastlanan nedeni yaşlılıkla  aort kapak yaprakçıklarında hareketsizlik yapan dejeneratif kalsifikasyondur.  Aortada kalsifikasyon  yaşlılıkla birlikte ileri derecede artmaktadır. 85 yaşındaki insanların yaklaşık yarısında  aort  kalsifikasyonlarına rastlanır , ancak bu yaşta %5 kadar klinik olarak önemli aort darlığı vardır. Aort darlığı yaşlılığa bağlı dejeneratif darlık dışında birçok nedene bağlı olarakta karsımıza çıkar

En sıklıkla görülen nedenler:   Aortun konjenital darlığı, romatizmal ateş ve dejeneratif  nedenle ortaya çıkan aort darlığıdır, çok çok nadiren başka nedenlere bağlı olarakta aortada darlık olabilir.

 

Darlığın derecelendirilmesi:

Normal yetişkinlerde kapak alanı 3-4 cm2 dir. Hemodinamik belirgin değişiklikler olması için aort kapak alanının normal boyutlarının dörtte birine inmesi gerekir. Aort darlığı kapak alanına göre hafif (>1.5 cm2), orta (1-1.5cm2) ve ciddi (≤1 cm2) olarak değerlendirilir. Darlık ileri derecede ve kalp debisi normal olduğunda ortalama basınç farkı genelde 50 mmHg üzerindedir.

Aort kapağında darlık ortaya çıkıp gradient oluşmaya  başlayınca kalptede birtakım değişiklikler oluşmaya başlar. Kalp dar alandan kanı geçirmek ve vucudun ihtiyacı olan debiyi sağlayabilmek için  daha yüksek basınçlarla kasılmaya başlar . Zamanla sol ventrikül duvar kalınlığı ileri derecede artar (hipertrofi). Bu adaptasyon mekanizmalarının sonucunda da:

1.Sol ventrikül kompliyansında (elastik gevşeme ve kanın rahatca içerisine dolma  kapasitesi) azalma olur,

2.Myokardın oksijen ihtiyacında artma oluşur,

3.İleri derecede darlığı olan bazı hastalar asemptomatik kalabilirken, orta derecede darlığı olan hastalarda semptomlar gelişebilir.

 

Klinik tablo:

Valvüler  aort darlığı yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Hasta yıllarca  asemptomatik kalabilir Nadir olmayarak hastalarda tanı  başka amaçla yapılan bir muayenede sistolik üfürüm saptanması  ve bundan dolayı yapılan incelemelerle konur. Yıllarca asemptomatik olan bu hastalarda semptomların başlaması bir dönüm noktasıdır. Bu aşamadan sonra hastanın kliniği hızla ilerleyerek  eğer cerrahi olarak tedavi yapılmaz ise ölümle sonuçlanır. Bu nedenle bu hastalarda semptomları iyi takip etmek gereklidir.

 

Semptomlar: Aort darlığının 3 ana semptomu

1-Göğüs ağrısı,

2-Senkop veya presenkop  ve

 3-Konjestif kalp yetmezliğidir.

Bu hastaların çoğu ileri yaş grubu hastalardır bunların yaklaşık % 50 sinde koroner arterlerde de lezyonlar vardır ve göğüs ağrısının nedeni bu olabilir. Ancak koronerlerde hiçbir problem olmayan hastalarda da  kalp kasının oksijen ihtiyacı ve bunu karşılanmasındaki dengesizlik nedeniyle göğüs ağrıları olabilir.Bu artmış olan kas kitlesine sekonderdir.

Senkop ve presenkop, hemen hemen daima eksersizle ilgili  ortaya çıkar ,nadiren istirahatte kardiyak aritmilere bağlı olarakta senkoplar görülür.

Konjestif kalp yetmezliği ağır aort darlığının bir göstergesidir. Bu aşamaya gelen hastalarda eğer operasyon yapılmaz ise prognoz çok kötüdür.

Fizik muayene bulguları:

Hastalarda  temel bulgular,  göğüs ön duvarında gözlenen güçlü apikal vurular, yavaş yükselen zayıf bir karotis arter nabzı ve kuvvetli sistolik üfürümdür.

 

Tanı: Göğüs röntgeni, EKG oldukca önemli bilgiler sağlarlar. Ancak bütün kalp kapak hastalıklarında  olduğu gibi temel tanı yöntemi Ekokardiyografidir.

EKO, kapak anatomisinin ayrıntılı tanımlanmasını; Darlığın derecesini;  Ek olarak eşlik eden diğer kapak lezyonlarını ve basınç yüküne karşı yıllardır çalışan  sol ventrikülün durumunu değerlendirmemizi sağlar.

Kalp kateterizasyonu : İyi kalitede bir EKO yapılmış ise  kapak ile ilgili bütün veriler elde edilmiş olacağı için  kalp kateterizasyonuna gerek yoktur . Ancak  ameliyat kararı verilmiş hastalarda mutlaka koroner anjiografi yapılmalıdır. 

 

Tedavi: 

Aort darlığı olanlarda neden akut romatizmal ateş ise romatizma profilaksisi ve  bütün hastalarda  endokardit profilaksisi  yapılması gereklidir. Hipertansiyonu olan hastalar uygun antihipertansif ilaçlar ile dikkatlice tedavi edilmelidir.  Semptomsuz ve kapak alanı ölçümlerine göre orta ve hafif olarak değerlendirilen  hastalarda özel bir medikal tedavi yoktur  bu hastaların düzenli olarak bir  izlenmesi gerekir. Ancak hasta semptomsuz olsa dahi kapak alanı leri derecede dar(1cm karenim altında ve basınc gradienti 50 mmHg nın üstünde olan hastalarda cerrahi tedavi gerekmektedir. Bu hastalar da illaki semptomatik olsunlar diye bekletmeye gerek yoktur. Semptomatik hastalarda kesin tedavi cerrahidir. Bu hastalar cerrahi olarak tedavi edilmezler ise  2 yıllık yaşam  şansı yaklaşık % 50 dir. Başka bir nedenle kardiyak cerrahi geçirecek olan örneğin koroner bypass, hastalarda orta düzeyde aort darlığı varsa yine aort kapağınında değiştirilmesi gereklidir.

 

Semptomsuz hastanın izlenmesi:

AD hafif veya orta düzeyde ise bu hastalar genellikle semptomsuzdur.Hatta ileri düzeyde darlık olan hastalarda dahi semptomlar olmayabilir. Ancak  ileri derecede AD olan birçok asemptomatik hastada, birkaç yıl içinde semptom gelişip cerrahi girişim gerekebilir veya hastalar eks olurlar . AD olan hastalar, semptomların gelişimi yönünden dikkatle izlenmelidir.

Hastaların takip sıklığı kapak darlığının ciddiyeti ve kısmen beraberinde bulunan diğer durumların varlığına bağlıdır. Hafif AD olan hastalar, yılda bir kez değerlendirilmelidir. Buna karşılık orta ve ileri derecede AD olan hastalar daha sık görülmelidir. Hastalar, herhangi bir göğüs rahatsızlığı, dispne, bayılma hissi veya senkopu hekimlerine hemen bildirmeleri konusunda öğütlenmelidirler.

×
img-20170531-wa0002