FAZLA KİLOLAR KALBİMİZİ YORUYOR

Fazla Kilolar Kalbimizi Yoruyor

                  Şişmanlık, kalp damar  hastalıkları  için önemli risk faktörü olup  aynı zamanda kalp hastalığına da zemin hazırlayan diyabet ve hipertansiyon için de önemli risk sayılmaktadır. Fazla kiloların verilmesi, kalp hastalıkları oluşma riskini doğrudan etkilemekte ve verilen kilonun miktarı arttıkça da elde edilen sağlıklı yaşama faydası da yükselmektedir.

                    Öngörülen ağırlığın yüzde 10'undan fazla kilosu olanlar şişman kabul edilmektedir. . Ancak  İdeal kilolarının yüzde 50'sinden daha kilolu olanlar hastalıklı dediğimiz türde şişmanlar olup bu insanların erken ölme riski şişman olmayanlara göre iki kat daha fazladır. Eğer ağırlık bunu da aşıyorsa, o zaman erken ölüm riski büyük ölçüde artacaktır. İdeal kilolarının iki katı ağırlıkta olanların normal insanlara göre erken ölme olasılıkları on iki kat daha fazla olması kalp sağlığı ve sağlıklı yaşam açısından  ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

           Önemli bir noktada bel çevresindeki yağlanmanın  birebir kalp damar hastalığı ile ilişkili olmasıdır. Bunun temelinde insülin direnci yatmakta olup bel çevresi yağlanması; diyabet, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin habercisidir,  bu kişilerde kalp hastalıkları riskinde belirgin artış söz konusu olmaktadır.

                  Kalp hastalıklarına bağlı ölümler dünyada olduğu gibi ülkemizdede açık ara birinci sırada yer almakta olup gerekli önlemleri alınması  ve beslenmenin düzenlenmesiyle kalp damar hastalıklarından  uzak, kaliteli yaşam sürmek  mümkün olmaktadır. Bilimsel araştırmalarda yüzde 5 kilo vermeyle bile yaşam kalitesinin arttığı, diyabet riskinin azaldığı, kan yağlarının profilinin olumlu etkilendiğini ortaya koymaktadır.

 

Şişmanlığın kendisi kalp hastalığı için önemli bir risk oluşturmamakla birlikte ; kalbin bütün o ekstra dokulara kan pompalamak için harcaması gereken güce büyük bir yük getirmektedir. Her fazla bir  kilo  yağ, kalbin kan pompalaması gereken kılcal damarların uzunluğunu bir-buçuk kilometre daha artırmakta ve kalbi yormaktadır.

Daha önemli ve gözden kaçırılmaması gereken gerçek ; şişmanlığın  diğer kardiyak risk faktörlerinin artmasına yol açmasıdır. Fazla kiloluların  normal insanlara göre kolesterol düzeyleri iki kat ,  yüksek kan basıncı ve diyabet hastası olma olasılıkları üç kat daha fazladır. Aynı zamanda, damarlarında pulmoner emboliye yol açan kan pıhtıları oluşması olasılığıda artmaktadır . Bu nedenle kilolu insanlarda  herhangi bir ameliyat ya da anjio gibi işlem yapılması durumunda  komplikasyonların  ortaya çıkma olasılığı dört kat daha fazla olmaktadır.

.Vücudumuzdaki fazla kilo;  kalbin dolaştırdığı kan miktarının artması yani kalbin üzerine düşen iş yükünün fazlalaşması anlamına gelmekte ve ayrıca  vücutta insülin direncine neden olmaktadır. Vücudumuzun buna cevabıda  damarların kalınlaşması, tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve koroner kalp hastalığı gelişimi olmaktadır. Bunun aksi olarak kalp sağlığı açısından nabız sayımızın  ve tansiyonun düşük olması kalbi yormadığı için  ömrü uzatmaktadır. 

Hayatımız boyunca kalp atış sayımız belli olduğundan ,sağlık açısından kalbimiz ne kadar yavaş atarsa bu limiti o kadar geç, ne kadar hızlı atarsa bu limit o kadar çabuk doldurur. Kilomuzu koruyan sağlıklı beslenme  , düzenli yapılan bilinçli spor ve meditasyon kalp atım sayısını azaltmakta  ve bu aktiviteler kalbin atımını düzene sokarak kalp sağlığımızı korumakta olup uzun yaşamı bize sunmaktadır

.Kalp Sağlığı İçin Egzersiz Gereklimi?

Egzersiz yapmayan insanların yaşam tarzı koroner arter hastalığı riskini önemli ölçüde arttırır. En önemli çalışmalardan biri olan Framingham kalp çalışması, aktif olmayan insanların düzenli olarak egzersiz yapanlara göre beş kat daha fazla kalp krizi geçirme riskinde olduklarını ve beyin kanaması geçirme olasılıklarının da çok fazla olduğunu ortaya koymuştur.

Egzersiz yapmamak ; doğrudan risk olarak  kalp kasının zayıflaması ve pompalama işinin etkinliğini yitirip, dolaşımın daha etkisiz hale gelmesine neden olurken dolaylı riskler olarak  kandaki LDL düzeyinin , hipertansiyonun ve  şişmanlığın artmasına neden olmaktadır.Egzersiz yapanların kandaki kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL kolesterolü  ve lipid düzeyi düşükken, iyi olarak adlandırılan HDL  kolesterol düzeyleri  yüksektir. Aktif bir yaşam tarzı olmayan insanlar egzersiz yapmaya başladıktan sonra, HDL kolesterollerinde artış ve toplam kolesterol düzeylerinde düşüş gözlenmektedir . Egzersiz yapmayanlarda, yapanlara göre yüksek kan basıncının ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Egzersiz aynı zamanda yüksek kan basıncını da düşürmekte ve aynı zamanda tansiyon  ilacı ihtiyacınıda azaltmaktadır.

Egzersizin bir diğer yararı ise, kiloyu kontrol altında tutmasıdır. Egzersiz sadece gün boyunca kalori yakmaya neden olmakla kalmaz, aynı zamanda düzenli olarak egzersiz yapanların iştahları azalır. Bu nedenle kilo kontrolünde egzersizin yararı ikiye katlar: Harcanan kalorinin miktarını artırırken, iştahı da azaltır. Hem diyet, hem de egzersiz yapanların verdikleri kiloları almaları pek olası değildir.

Önemli bir noktada egzersizlerden elli beş ve altmış dört yaş arasındaki hastaların, otuzlarındaki ve kırklarındaki insanlardan daha çok yarar sağladıkları  gerçeğidir.

 

Aşırı ve hızlı kilo vermenin  kalp sağlığına olumsuz etkisi var mı?


Dengeli beslenme, kalp sağlığının birinci şartı olup vücudu aşırı zorlayan her türlü diyet uygulaması kalp için oldukça zararlı olup yaşamın kaybedilmesine kadar giden olumsuzluklara neden olabilmektedir. Hızlı ve aşırı kilo vermek vücut dengesini onarılmayacak şekilde bozabileceği için kesinlikle hiç bir zaman önerilmez. İlk etapta vücut ağırlığının % 10′u veya 10 kg verilmesi hedeflenmedir. Kilo vermek özellikle hareketsiz, ileri yaş grubu insanlar için zaten zor bir iş olduğundan  başlangıçta hedefin küçültülmesi başarının da daha büyük olmasını sağlar ve ideal sağlık koşullarınıda kişiye sunar . Ayrıca  önemli olan kilo verdikten sonra korunması olup kilo verdikten kısa bir süre sonra tekrar alınması ve sonra tekrar diyete başlanması ,vücutta fizyolojik ve psikolojik olarak tahribata neden olmaktadır. Bu nedenle kilo vermenin sağlığı olumlu etkilemesi için mutlaka verilen kiloların bir ömür boyu egzersiz ve sağlıklı beslenme ile  korunması en önemli noktadır.

Kalp Sağlığımız İçin Zayıflamalıyız

Obezite gittikçe artan bir şekilde toplum sağlığını tehdit etmektedir. Fizik aktivitenin azalması ve yüksek miktarda yağ ihtiva eden , yüksek kalorili yiyeceklerin aşırı alımından dolayı kalp hastalıkları da fazlaca görülmektedir. Fazla kilolar sağlık açısından çok önemli risk faktörü olup  sadece görünümden  değil sağlık  içinde  zayıflamaktan vazgeçilmemelidir. Tüm araştırmalar, fazla kiloların kalp krizi riskini arttırdığını ortaya koymaktadır. Araştırmalar  şişman insanların normal kilolu insanlara göre, 8.2 yıl daha erken kalp krizi geçirdiklerini göstermiştir.
 

×
sayfa4