KALP KAPAK AMELİYATI OLACAĞIM

Protez Kapak Seçiminde Göze Alınan Kriterler ve Kapak Çeşitleri

Protez kapakların kullanım alanına girmesi kalp kapak hastaları için çok büyük bir gelişme olmuş ve tadavi şansı bulamayan bir çok hastanın ameliyat edilerek sağlığına kavuşturulması mümkün olmuştur. Buna rağmen dünyada üretilmiş olan yapay kapakların hiçbirisi insanın yaratılıştan var olan sağlıklı kapağının yerini tutamaz. Halen ideal kapağı yapma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor olup doku ve gen mühendisliği  çalışmaları sonunda her insan için gerektiğinde  kendi hücrelerinden  çoğaltılarak kapak üretme noktasına gelmiştir. İlerleyen yıllarda bu uygulamalar günlük pratiğe yansır  ise yapay kapakların  birçok sorunuda çözüm bulmuş olacaktır.
Şu an için yapay kapakları 2 ana gruba ayırabiliriz:

1.      Mekanik kapaklar (piyasada çok sayıda  marka ve özellikte  bulunmaktadır)

 

2.      Biyolojik kapaklar bunlara doku kapağıda denilmektedir. Bu kapaklar hayvansak kaynaklı olabilir, (En sık kullanılanlar domuz kalp kapağından veya sığır perikardından yapılanlardır) Homogreft dediğimiz,   başka bir insanın kalp kapakları olabilir veya otogreft dediğimiz, insanın kendi pulmoner kapağı  olabilir  ( pulmoner kapak aort kapağının yerine kullanılıp, pulmoner kapağın yerinede homogreft takılmaktadır).   

 

İdeal bir yapay kapak nasıl olmalıdır.

Kapak takıldığında uzun süreli sağlam ve fonksiyonel olmalı, Vücut içerisinde pıhtı oluşumuna sebep olmamalı, Ameliyatta kolay takılabilir olmalı,  Kapak kenarlarından kaçağa neden olmamalı,  Hemoliz yapmamalı ve Enfeksiyona dirençli olmalıdır. 

Tüm bu özelliklere sahip mükemmel bir protez kapak henüz icat edilmediği için, mevcut kapaklar uygun hastalara takılmaktadır. Şu an birçok firma tarafından değişik markalar adı altında değişik özelliklerde kapaklar üretilmektedir. Takılacak kapağın seçimi, cerrahın kendi tercihi ( genelde çift yapraklı metal protez) ile birlikte, hastanın yaşı, kapağın işleme tarzı, açılma derecesi, elde edilebilirliği, maliyeti ve teknik servis desteğine göre olmaktadır.

Mekanik kapaklar: Halk arasında metal kapak olarak bilinen bu kapaklar  şu an dünyada  en çok takılan kapaklardır. Çok dğişik marka ve modelde tipleri vardır. En büyük avantajı her an elinizin altında olup  hastanın kalbindeki kapağın ölçüsünde mekanik kapağı raftan alıp açar ve takarsınız. Ömür boyu vucut tarafından dejenere edilme problemi yoktur Bu kapakların en büyük dezavantajı,  vucut için tamamen yabancı bir materyal olduğundan trombojeniktirler. Bu nedenle kapak üzerinde trombüs oluşumunu engellemek için hastaların ameliyattan sonra ömür boyu coumadin dediğimiz kanın pıhtılaşma mekanizmasını  etkileyen ilaçlar kullanma zorunda olmasıdır. Cumadin tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi  ve doz ayarlaması sık sık yapılan kan tahlilleri ile (INR-PT değerleri) yapılmaktadır.

Bu kapaklar tek yaprakcıklı

Veya çift yaprakcıklı olabilirler. 
 
Günüzde ençok tercih edilen ve takılan mekanik kapaklar çift yaprakcıklı kapaklar olup mekanik performansları oldukca iyi düzeydedir.
 

Biyolojik yapay kapaklar: Bunlar değiik biyolojik materyallerden yapılan kapaklardır. Günümüzde ençok kullenılan biyolojik kapaklar domuz kalp kapağından elde edilen kapaklardır. Bu kapakların en büyük avantajı Coumadin kullanılması zorunluluğu yoktur. Genellikle hastalara, kapağın takıldıktan sonra dikiş halkası epitelize olana kadar yaklaşık olarak 3 ay kadar coumadin kullanılır ve  kesilir.  Bu nedenle hastalar için daha konforlu bir takip dönemi vardır. Her ay kan tahlili yaptırarak PT- INR kontrolüne gerek yoktur. Dolayısıyla kullanılmadığı için coumadin tedavisinin olası komplikasyonları söz konusu değildir. 

Ancak biolojik kapakların en önemli dezavantajı  vucut tarafından degenerasyonudur. Bu kapaklar antijenik yapıda olgundan, aselüler ve canlı doku olmadıkları için zaman içerisinde dejenere olp belli bir süre sonra   hastaların açık kalp ameliyatına alınarak tekrer değiştirilmesi gerekmektedir. Bu tür kapakların ilk modellerinde  bu degenerasyon çok hızlı olup 2-10 yıl içerisinde reoperasyon gerekirken şu an piyasada olan 3. Jenerasyon kapaklarda 20 yıllık sürelerden bahsedilmektedir.

 Değişik tür biolojik kapaklar aşağıda gösterilmiştir.

Kapak seçerken yaşa göre kapak tercihi önemli bir kriter olup, hastanın çok yaşlı çok düşkün ve bakıma muhtaç bir hastada doku protezi tipinde kapakların takılması gerekir.

Çok genç bir bayan hastada da doku kapağı tercih edilmelidir. Mekanik kapak takılması na bağlı coumadin kullanılması bebek yapma şansını riske etmektedir. Hamilelikte kullanılacak coumadin doğuştan bazı hastalıkların oluşmasına yol açabilir.

 
Yaşı 18 den küçük hastalar gelişme döneminde olduklarından kendi pulmoner kapağı ( sağ kalbi ile akciğeri arasındaki kapağı) yada işlem görmüş kadavradan alınan aort kapağının (homogreft) takılması önerilir. Alınan pulmoner kapağın yerinede kadavradan alınan işlem görmüş kapak takılır.
18-75 yaş arası hastalarda en uygun kapak türü mekanik kapaklardır, ama diğer seçenelerde cerrahın tercihine göre kullanılabilir, kadavra kapağı, bitoprotez ve pulmoner kapak tercih edilir.

Bu yaş grubunda en uzun ömürlü olan çift yapraklı metal protez kapaklardır. İlk tercih bu olmalıdır. Hastalar bilinçli bir şekilde coumadin tedavisini sürdürür ve PT-INR değerleri istenen düzeylerde tutulursa  hiçbir sorunla karşılaşmadan hayatını sürdürürler.  Doğum yapmak isteyen genç kadınlarda ve 75 yaşından büyük  hastalara ise domuz kapağı yada sığır kalp zarından yapılan işlem görmüş doku protez kapağı takılır.   Yinede en doğru tercih cerrahın kararıdır.

×
img-20171030-wa0000